32. Bölüm Özeti:
Ali, öğrendiği şeyler karşısında şaşkınlığa düşer. Ondan gerçeği saklayan Cemal’e karşı çok öfkelidir.
Ali’nin
öğrendiği ve bunca yıl gizli saklı kalan her şey gün yüzüne çıkacak mı
yoksa Cemal, bir kez daha gerçeği saklamanın bir yolunu bulacak mı?
Henüz beş yaşındayken annesinin ölümüne şahit olan Ali'yi, yük
gemilerinde aşçılık yapan Rauf sahiplenir ve büyütür. Birlikte gemilerde
çalışarak, yirmi dört yılı geride bırakırlar, Rauf, Ali'ye hem annelik
hem de babalık yapar, yaşadığı travmayı unutturmak için hayatını ona
adar.
Zeynep geçmişindeki acı gerçeği nihayet öğrenmiş,
Gönül’ün tam yirmi beş yıl, onu korumak için suçsuz yere hapis
yattığını anlamıştır. Bu zamana kadar söyleyemediği o büyülü kelime
şimdi yüreğinden koparak sahibini bulur. Zeynep yıllar sonra ilk kez
Gönül’e “anne” der.
Diğer yanda, Turna’ya bırakılan mirastan
haberdar olan Cengiz paraya sahip olmak için sabırsızlanmaktadır.
Soluğu Cahide’nin evinde alır. Gözü kararmış halde evin etrafında
dolaşırken onu ilk fark eden, evdeki silaha en yakın olandır. Ve silahı
Cengiz’e doğrultup evini savunmakta tereddüt etmez.
31. Bölüm Özeti: Mavi ve Safiye, doğacak bebekleri için alışverişe
çıkarlar ve konağı oyuncakla doldururlar. Alınan eşyalar evde bazı
kazalara sebep olur. Ali, Fatma ve Cemal arasındaki ilişkiyi
sorgulamaya ve geçmişte neler olduğunu araştırmaya başlar. Cemal,
Ali’nin bir şeyleri araştırdığını fark eder, onu durdurmaya çalışır.
Henüz beş yaşındayken annesinin ölümüne şahit olan Ali'yi, yük
gemilerinde aşçılık yapan Rauf sahiplenir ve büyütür. Birlikte gemilerde
çalışarak, yirmi dört yılı geride bırakırlar, Rauf, Ali'ye hem annelik
hem de babalık yapar, yaşadığı travmayı unutturmak için hayatını ona
adar.
Ali, "anne" dediği Rauf'un da desteğiyle, gemicilik eğitimi
alır, kimsesiz büyümüş bir çocuk olduğunu, Rauf'un şefkatiyle unutur,
yirmi sekiz yaşına geldiğinde, beş dil konuşabilen, yakışıklı, olgun,
sosyal bir gemi adamıdır.
Şule ve bebeğini kurtarmak için kendi hayatından
vazgeçen Sinan’ın ölümü herkesi yıkmıştır. Zeynep Sinan’ın ölümünün
üstesinden gelmeye çalışırken yanında kalan Turna’yı da düşünmek
zorundadır.
Cengiz ve Şule, yanlarında Hasan’la kaçak hayatını daha
fazla sürdürmemek için Zeynep’le bir pazarlığa girişirler. Zeynep,
Hasan’ın yokluğunda perişan olan Turna daha fazla üzülmesin diye kendi
hislerinden vazgeçerek fedakarca bir seçim yapar. Böylece Cengiz ve Şule
kaçak hayatından kurtulur, beklemedikleri bir hayata kavuşurlar.
30. Bölüm Özeti: İsmet, miras davasını çekmeyeceğini söyleyince Cemal
çok sinirlenir. Refika ve Safiye’nin de yardımıyla İsmet’e bir ders
vermeye karar verir. Mavi, Ali’den bebek gelişimi ile ilgili
kitaplar okumasını ister ama Ali, umursamaz. Mavi, Ali’yi uygulamalı
olarak eğitmeye karar verir. Yıllar sonra ortaya çıkan Cemal’in arkadaşı, konakta büyük bir sırrın kapısını aralar.
Sinan, Zeynep’i riske atmamak için Cengiz’in
dediğini yapar. Kimseye haber vermeden Cengiz’in saklandığı depoya tek
başına gider. Karşılaştığı manzara adeta aklını başından alır. Zeynep’i
boynuna geçirilmiş bir iple taburenin üzerinde görür. O an düşünebildiği
tek şey karısını ipten kurtarmaktır. Tam da Cengiz’in planladığı gibi
Zeynep’e yöneldiğinde, kafasına aldığı darbeyle yığılır.
Cengiz yine
yapacağını yapmış, Sinan’ı en zayıf yerinden yakalamıştır. Sinan
kendine geldiğinde Zeynep’i yerde hareketsiz yatar halde görür. Zeynep
ölüm kalım savaşı verirken, yanı başındaki Sinan’ın eli kolu bağlıdır.
Sevdiğine öylece bakıp da yardım edememenin derin ızdırabını yaşar.
29. Bölüm Özeti: Ali, Cemal ve İsmet, Fazıl’ın konaktan uzaklaşmak
için tuttuğu evi fazlaca ziyaret etmeye başlayınca, konaktaki kadınlar
duruma çok kızar ve erkekleri konağa almamaya karar verirler. İsmet’in
eski bir borcundan dolayı konağa haciz gelince Fazıl, İsmet’in
mirastaki hakkını Ali ve Cemal’e devreder. Bu durum kardeşler arasında
büyük bir kavgaya neden olur.
Henüz beş yaşındayken annesinin ölümüne şahit olan Ali'yi, yük
gemilerinde aşçılık yapan Rauf sahiplenir ve büyütür. Birlikte gemilerde
çalışarak, yirmi dört yılı geride bırakırlar, Rauf, Ali'ye hem annelik
hem de babalık yapar, yaşadığı travmayı unutturmak için hayatını ona
adar.
Ali, "anne" dediği Rauf'un da desteğiyle, gemicilik eğitimi
alır, kimsesiz büyümüş bir çocuk olduğunu, Rauf'un şefkatiyle unutur,
yirmi sekiz yaşına geldiğinde, beş dil konuşabilen, yakışıklı, olgun,
sosyal bir gemi adamıdır.
Armatör Tekin Mirkelamoğlu'nun kızı
Derin ise, hayatıyla ilgili çok önemli kararların eşiğindedir. Nişanlısı
Yiğit'le mutlu sona yaklaştıkça, nedense mutsuzluğu artmaktadır...
Ali'nin içinde bulunduğu gemi limana yanaşırken, Derin de o sabaha
yatağından bambaşka bir hayal için kalkar ama o gün hayatının
değişeceğinin farkında değildir...
Ali yıllardır özellikle
İstanbul'a uğrayan gemilerde çalışmak istememiştir. Yaşadığı büyük
travmadan sonra şehire küstür, yıllar sonra "Rauf anne"si İstanbul
özlemiyle yanıp tutuştuğu için onunla gelmeyi kabul eder, ama tek bir
şartı vardır, limana inmeyecektir.
Halbuki Rauf İstanbul'a
özellikle Ali için gelmiştir... Kendi hastalığının ilerlediğinin
farkındadır. Ölmeden Ali'nin geçmişindeki sırları açığa çıkarmaya,
Ali'yi emin ellere emanet etmeye kararlıdır. Bu sebeple eski boks
şampiyonu Şahin Vargı'yı bulur.
Limana ayak bastıklarında olaylar
hiç de Rauf'un düşündüğü gibi gelişmez. Ali, gemiden iner inmez, kim
olduğunu bilmediği bir kızın hikayesinin kahramanı olur...